HİPERTİROİDİ’NİN TANISI

 

Hipertiroidi’nin doğru ve eksiksiz tanısı için aşağıdaki testlerin yapılması gerekir. Bu testlerin her biri birbirinden farklı bilgiler verir. O nedenle, bu testlerden birini veya bir kısmını yapıp alelacele tanı koyup tedavi etmek daha sonra düzeltilmesi daha güç durumlara neden olur. Ayrıca, tanı testlerinden elde edilen sonuçlar hastanın tedavisinin planlanmasında ve uygulanmasında gereken bir çok önemli< bilgi de verir.  Tanı Yöntemleri:

 

  • Muayene
  • Kanda ve idrarda yapılan testler
  • Ultrasonografi
  • Sintigrafi
  • (Nodül var ise) ince iğne biyopsisi

 

Hastaların Muayenesi; Muayenede kalp atımının çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği, avuç içlerinin nemli olduğu görülür. Bazı hastalarda bir veya her iki gözün ileri doğru çıktığı (egzoftalmi) dikkat çeker.  Hastaların boyun ve yüz bölgesinde cildin daha koyu renkli, hafif düzeyde kırmızı ve damarlarının daha belirgin olduğu dikkatli bir gözlemle anlaşılır. Hastada büyük bir tiroid veya büyük bir nodül varsa boğaz bölgesindeki bu anormal görüntü doktorun dikkatini çeker.

 

 

Doktor tarafından yapılan elle muayenede; tiroid’in büyüme nedeniyle ele gelir; nodül (1 cm çapından daha büyükse) varsa bunun elle hissedilir. Boyun bölgesindeki lenf düğümlerinde büyüme varsa bunlar elle muayenede saptanır. Kalbin dinlenmesi ile kalbin çok kuvvetli attığı, atım sayısının genellikle dakikada 90 ve üzerinde olduğu, kalbin seslerinde bozukluklar (üfürüm) ve ritm bozukluğu not edilir.

 

Kan ve İdrar Tetkikleri; Kanda serbest T3 (FT3), serbest T4 (FT4), tiroglobulin ve TSH ölçümü, hemogram, karaciğer fonksiyon testleri (SGOT, SGPT, GGT, ALP) ve böbrek fonksiyon testleri (üre, Kreatinin), hemogram, sedimentasyon da her hastada yapılması gereken testlerdir. Ayrıca, tiroid hücrelerine karşı oluşmuş anti-tpo ve anti-tg antikorları ile anti-TSH antikoru ölçümü çok önemlidir. Bu antikorların yüksekliği hem hastadaki hipertiroidinin türünü ve nedenini anlamak için, hem de tedavinin nasıl yapılacağı ve hastalığın tedavi sonrasında nasıl bir seyir izleyeceğine dair çok önemli bilgiler verir. 

 

 

Gereken vakalarda ayrıca PTH (kalsiyum hormonu) ve kalsiyum da ölçülür.  Hipertiroidi hastalarında FT3 ve FT4 yüksek, TSH düşük çıkar. Bazı hastalarda hem FT3 hem de FT4 yüksek iken diğerlerinde sadece bunlardan biri yüksek, diğeri normal çıkabilir.  Hipertiroidi, karaciğer üzerine olumsuz etkilere neden olur. Bunun sonucunda karaciğer fonksiyonları bozulabilir. Hemogram isimli kan tahlilinde lökositlerin kısmen yükseldiği dikkat çeker. Hipertiroidi hastalarının önemli bir bölümünde yiyeceklerle iyot alımı çok fazladır. Ayrıca, tedavinin planlanmasında hastadaki iyot düzeyinin ölçülmesi gerekir. Bu ölçümün en hassas göstergesi “idrardan atılan iyotu ölçmek”tir.

 

Tiroid Ultrasonografisi; Hipertiroidi hastaların ultrasonografisinde; tiroid’in normal yapısının bozulduğu, yer yer doku değişikliklerinin (heterojenite) başladığı görülür.

 

 

Uzun süre tiroid karşıtı (anti-tiroid) ilaçlarla tedavi olan hastalarda bu doku değişiklikleri daha belirgin olur, nodül gelişimi sık görülür. Tiroid ultrasonografisi, yüksek frekanslı (7.5 megahertz ve üzeri) lineer probe takılmış ultrasonografi cihazı ile yapılmalıdır.

 

Sintigrafide, tiroid’in çok çalıştığını gösteren yüksek “uptake” (apteyk) görülür.  Normalde görünür olan çene altı tükrük bezeleri görünmez. Sıcak nodüllü hipertiroidi hastalarında sadece nodülün belirgin olarak görüldüğü dikkati çekerken tiroidin geriye kalan bölümlerinde  baskılanma (supresyon) görünür. Bu baskılanma çok belirginse tiroidin nodül dışı alanları hiç görünmez; bu duruma “bağımsız (otonom) sıcak nodüllü hipertiroidi” denir.

 

 

Sintigrafi yapılırken bilgisayar yardımıyla “uptake” testi de yapılmalır. Sintigrafi; hastaya teknesyum-99m isimli radyoaktif bir maddenin damardan enjeksiyonunu takiben 20 dakika sonra gama kamera isimli bir cihazla yapılır.  Tiroid sintigrafisi çekiminde kullanılan gama kameranın üzerinde “pinhol” isimli huni şeklinde bir düzenek bulunmalıdır. 

 

İnce İğne Biyopsisi; hipertiroidi hastalarında nodül varsa muhakkak ince iğne biyopsisi (İİAB)  yapılmalıdır. Sanıldığının aksine, hipertiroidi hastalarındaki nodüllerde de kanser riski vardır.  Tiroid ince iğne biyopsisi, mutlaka ultrasonografi altında yapılmalıdır.